Mahkemelerin Huzurunda

Son yıllarda ve AİHM’in kalıcı olarak kuruluşundan bu yana, Mahkeme’nin baktığı dava sayısında benzeri görülmemiş bir genişleme olmuştur. Büyük ölçüde kişisel başvuru hakkının güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi’nin alanının Doğu Avrupa’ya doğru genişlemesinden kaynaklanan bu gelişme Mahkeme’nin içtihadının etkisini de önemli şekilde arttırdı. Mahkeme’nin inanç ile ilgili içtihadında da bu gelişmeye pararlel bir artış görülmüş, ve bu durum da inançın hızla “hukuksallasmasına” (ve bazılarının öne sürdüğü gibi inanca bağlı hukuksal aktivizime) yol açmıştır.

Yukarıda bahsedilen durumların hepsinde, AİHM’in içtihadı ile ulusal mahkemeler ve yereldeki içtihat arasındaki bağda da bir artış olmuştur. Her seviyedeki ulusal mahkemeler giderek artan ölçüde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerine ve Mahkeme’nin içtihadına başvururmaktadırlar. Böylece Mahkeme’nin Sözleşme’ye taraf ülkeler için oynadığı rolün önemi artmıştır.

Araştırmanın bu kısmında AİHM’in inanç ve vicdan özgürlüğü ile ilgili içtihadına projenin kapsamındaki dört ülkenin ulusal mahkemeleri tarafından yapılan atıfların doğası ve kapsamı incelenmektedir. Böylece AİHM’in inanç ve vicdan özgürlüğü ile ilgili içtihadının ulusal düzeydeki içtihada nasıl aktarıldığı da araştırılmaktadır.