Genel Bakış

GRASSROOTSMOBILISE merkezi Atina’da the Hellenic Foundation for European and Foreign Policy (ELIAMEP)’de bulunan 5 yıllık bir araștırma projesidir. Avrupa Araștırma Konseyi (ERC) fonlarıyla yürütülen araștırmanın bașında (Principal Investigator, PI) Effie Focas bulunmaktadır.

Proje, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin inanç ve vicdan özgürlügü ile ilgili kararlarının “gölgesinde” taban aktivizmini araștırmaktadır. Avrupa’da dinin kamusal alandaki yeri geçtiğimiz yirmi yıldır ve yoğunluğu giderek artan bir şekilde çeşitli platformlarda tartışılmaktadır. Dinin kamusal alanda önemini yitireceğini öngören popüler ve akademik beklentilere rağmen (ya da bazılarına göre bu beklentiler yüzünden) okullarda, ișyerlerinde ve medyada dini kanaat açıklama hakkı, ifade özgürlüğü ile dine hakaret arasındaki fark ve dini sembollerin yeri üzerine tartıșmalar yerel, ulusal ve uluslarüstü platformları hala meşgul etmekteler. İslam dininin Avrupa’daki varlığı inanç ile ilgili pek çok tartışmanın ateşleyici unsuru olsa da, bu tartışmalar bugün dini cemaatlerin doğası, devlet kurumlarıyla ilişkileri ve azınlık inanışlarının toplumdaki yeri üzerine kabulleri içeren çok daha geniş ölçekli tartışmalara evrilmiş vaziyetteler. Bu tartışmaların genel çerçevesi içinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) inanç özgürlüğü alanındaki içtihadı da sesini çokça duyurmakta ve bu tartışmanın parametrelerini belirlemekte önemli bir rol oynamaktadır.

GRASSROOTSMOBILISE Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin inanç özgürlüğü içtihadının ulusal alandaki etkisini araștırmayı amaçlar: Avrupa’nın dini çoğulculuğa yargı üzerinden yaptığı etkinin doğasını ve kapsamını anlamak için AİHM’in inanç ve vicdan özgürlüğü ile ilgili ses getirmiş kararlarının ardından yerel ve ulusal platformlardaki aktörlerin mobilizasyonunu inceler. Proje, mahkemelerin doğrudan etkilerini araştıran akademik calışmaların ışığında AİHM’in “gölgesindeki” gelişmeleri değerlendirir. Özellikle, Mahkeme’nin kararlarının vatandaşların eylem alanının çerçevesini olusturan siyasi fırsat yapısına (political opportunity structure) ve söylem bağlamlarına etkisini inceler. AİHM içtihadının ulusal içtihat ve – daha az görünür olsa da daha az önemli olmayan – taban örgütlenmelerinde dini çoğulculuk alanında yaşanan pozitif ve negatif gelişmeler üzerinde önemli ölçüde etkisi olacağını öngörür, ve bu etkiyi “Mahkeme’nin inanç özgürlüğü alanında verdiği kararlarin taban örgütlenmesi seviyesindeki etkisi nedir?” sorusu çerçevesinde araştırır. Buna karşılık, bu iki alandaki gelişmelerin de AİHM içtihadını belirlediğinin altını çizer. Proje böylece Avrupa’da dini çoğulculuğun gittiği yöne dair ender bir bakış açısı sunmayı amaçlamaktadır.

Proje aşağıda sıralanan beș ayrı araştırma alanından oluşmaktadır ve dinin kamusal alanda önemli bir rol oynadığı dört ülke olan İtalya, Yunanistan, Romanya ve Türkiye’de yürütülmektedir. Proje bünyesindeki araştırmacılar bu ülkelerdeki taban hareketleri üzerine alan araştırması yapmaktadırlar. Bu ülkeler çeşitli özellikleri sebebiyle proje kapsamına alınmışlardır: İtalya Lautsi v. İtalya kararının ertesinde stratejik davaların çeşitli vechelerinin, davanın kamusal bağlamdaki pek çok farklı tezahürünün ve Batı Avrupa’daki din ve devlet ilişkisinin Roman Katolik kilisesinin etkin olduğu versiyonunun araştırılması açısından önemlidir. Yunanistan ve Romanya, ikisi de Hristiyan Ortodox ülke olmak özellikleriyle ve AİHM’de bu ülkeler üzerine görülen önemli davalar sebebiyle, Mahkeme’nin dini çoğulculuk ile ilgili kararlarının yoğunluklu olarak Ortodox çoğunluğun bulunduğu ülkeler aleyhine çıkması durumunun (bu projenin başlangıcında din ve vicdan özgürlüğünü kapsayan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. Maddesine dayanarak verilen kararlarin %60’a yakın bir oranı bu ülkeler aleyhine çıkmıştı) incelenmesinde verimli bir alan oluşturmaktadırlar. Türkiye ise Șahin v. Türkiye ve Refah Partisi v. Türkiye davaları üzerinde İslam ile ilgili olarak yürütülen tartışmalar ve Alevi örgütlerin taleplerini içeren davaların öneminin yanı sıra, din ve devlet ilișkisinin araştırılmasına sekülerlik (laiklik) tartışmalarının da eklemlendiği bir ülke olarak önem tașımaktadır.